Bilinç Dışı – ve – İlişkiler

“Paşanın çapaklı sesi. Nüzhet’İn dizlerinde titreme. Nurfeşan’ın gözleri, aynalı dolap kapısının gıcırtısı. Ve bu ses, bu dizler, bu gözler, bu kapı, gizli şeylerin diliyle bana neler söylüyorlar!

Bazen etrafımızda o kadar esrarlı bir hadise olur ki ince teferruatına kadar bunu sezeriz, fakat hiç bir şey idrak etmeyiz; ruhumuzun içinde ikinci bir ruh her şeyi anlar, fakat bize anlatamaz, böyle korkunç işaretlerle bizi bilinmezin derinliklerine atar ve boğar.” *

İki kişi yan yana geldiğinde, sözler henüz ağızdan dökülmeden önce, sessiz bir iletişim devrededir. Bir kişinin, daha önce hiç karşılaşmadığı bir başkasıyla ilgili algısı saniyeler içinde oluşur.

İnsan bedeniyle ruhu bir madalyonun iki ayrı yüzü gibidir. İnsan bir bütün olarak varlığını sürdürebilmek için hem bedene hem de ruha muhtaçtır. Beden her türlü iç ve dış uyaranlara karşı fiziksel değişimler göstererek dengesini korumaya çalışır.

İnsan ruhu ise bir bütün olarak varlığını koruyabilmek için, duygusal tehdit ve tehlikelerden sakınma ihtiyacı duyar. Ancak bunun için bilinç dışı savunmaları kullanır.

Bilinçdışı, bilinçte olmayan demektir. Olumsuz durumlarla başa çıkmada, ruhsal gerginliği azaltmada işe yarayan savunma mekanizmalarının oluşmasını, gerçeğin rahatsız edilciliğinin kılık değiştirerek bilinçten uzaklaştırılmasını sağlar. Ancak bu yolla gerginlik, geçici olarak giderilmiş olsa da, enerji başka bir şeye dönüşmüş ve her an yer yüzünde fışkırmayı bekleyen bir gayzer gibi boşaltılmayı bekler. Bazen sebebini bilmeden ortaya çıkan ağlamalardan, ufacık bir olayda sinirlenip bir başkasına saldırmaya, takıntılı davranışlara, aniden ortaya çıkan harcama arzularına, sakar eylemlere kadar pek çok şekilde kendini gösterebilir.

Geleceğe Dönüş - 2
Geleceğe Dönüş - 3

Her ne kadar rasyonel görünse de, alınan kararların arkasında hep duygular ve bilinç dışı dünya vardır. Bir kişi eş veya sevgili seçerken kendisinde eksik olan yanı tamamlayacak kişiyi (kendi kişilik yapısı doğrultusunda) bulmuştur. Niye hep aynı tarz kişiler beni buluyor diyerek, sevgili seçimlerinde bunu makus talihin oyunu diye düşünenler yanılgı içindedirler.

Annelik babalık da doğuştan gelen özellikler değildir. Anne ve babaların çocukları ile olan ilişkileri, onların da kendi ebeveynleriyle olan geçmişteki tecrübelerinden bağımsız değildir. Bu türden bir ilişki, fail ile mağdur arasında da vardır. Akran zorbalığına maruz kalan çocuklar ile zorbaların aile yapılarına bakıldığında her ikisinde de çocuğun istismar edilmişliği göze çarpar. Yani mağdur, tesadüfi olarak mağdur değildir.

Aile içinde fiziksel ya da ruhsal şiddete maruz kalan eşlerin bu ilişkilerden kurtulmayı gerçekten istememe sebeplerinden biri de bu şiddetten besleniyor olmaları (mütecaviz kişi ile özdeşim yoluyla) olarak düşünülebilir.

İş hayatında benzer hataları sürekli tekrarlayan kişiler de aynı şekilde olumsuzlukları kötü kaderin tecellisi olarak görürler. Kişi yeterince anlaşılmamakta, değeri bilinmemekte, ne yaparsa yapsın tercih edilmemektedir.

Bir kişinin kendi bilinç dışı dünyasını anlaması mümkün müdür? Rüyalar ve rüyaların yorumlanması, dil sürçmelerinin, sakar eylemlerin incelenmesi ile bilince getirilmesi mümkündür. Ancak bunu kişinin kendi kendine yapması mümkün değildir ve bir uzmana ihtiyaç vardır. Psikanaliz, biliç dışı dünyayı görünür ve anlaşılır kılmayı mümkün kılan bir yöntemdir.