ekim - kasim 2009
İş Rotasi
Sayı : 13
English
French
Georgian

http://www.tavnewsport.com
İçindekiler
Anasayfa
CEO'dan
Gündem »
Gezi Notları »
Kapak Konusu
Risk&Kontrol
İş Rotası
Havacılık Trendleri
Yönetim
TAV Dünyası »
Sağlık
Cin Fikirler
Yaşam Döngüsü
Sosyal Bilgiler »
Teknoloji
Güçlü Halka
İnovasyon
Hayat Rotası
Ellerin Mücizesi
Ajanda »
Aktif Hayat »
Platform
Summary
Port Anket

TAV İstanbul Genel Müdürü Kemal Ünlü:

“Yolcu, 24 saat yaşayan bu kentin asıl sahibidir”


Kemal Ünlü, çok genç yaşlarında başlayan ve 30 yılı aşkın süredir devam eden havacılık deneyimi ile Atatürk Havalimanı’nında TAV İstanbul’u yöneten ekibin başında, TAV İstanbul Genel Müdürü olarak görev yapıyor. Neredeyse küçük bir kent gibi organize olan İstanbul Atatürk Havalimanı’nın 24 saat yaşadığını vurgulayan Ünlü, havalimanı işletmeciliğinin, “çok karmaşık bir yapının koordinasyonu” olarak özetlenebileceğini belirtiyor. Türkiye’deki havalimanları için görev dağılımının yeniden tanımlanması gerektiğini ifade eden Ünlü, bu tanım yapılırken yolcunun hedef alınması gerektiğini de sözlerine ekliyor..

Havacılıktaki deneyiminiz ne kadar eskiye dayanıyor?

KEMAL ÜNLÜ: 1977 yılında liseyi bitirir bitirmez Ankara Esenboğa Havalimanı’nda elektrik teknisyeni olarak çalışmaya başladım ve bir yandan da Ankara Gazi Üniversitesi’nde elektrik mühendisliği okudum. Ankara Esenboğa, Antalya ve takiben İstanbul Atatürk Havalimanı’nda görev aldım. 2004 yılında emekli olduktan sonra TAV Ailesi’ne katıldım.

Siz, ‘Yap-İşlet-Devret’ modeliyle hayata geçirilen İstanbul Atatürk Havalimanı Yeni Dış Hatlar Terminali’nin inşaatı öncesi ve sonrasındaki süreci yakından takip etme fırsatı buldunuz. O sürecin havacılık sektörüne etkileri nasıl oldu?

KEMAL ÜNLÜ: O sürecin en önemli dönemi, Yap İşlet Devret modelinin faydalarının tartışıldığı ve kamu yönetiminde bir bilinç yaratıldığı dönemidir bence ve bu dönem 10 yıl sürmüştür. TAV bu anlamda, Türk sivil havacılığının kendi iç dinamiklerini hayata geçirerek, bu işin bir sektöre dönüşmesini sağlamıştır. Yani TAV sadece sektörün öncüsü değil sektörü yaratan olmuştur.Bu başarı, Kamu’ya hiç para harcamadan çok sayı da havalimanının modernizasyonunu sağlamıştır. İstanbul Atatürk Havalimanı’nın da yap-işlet-devret modeliyle çok şey değişti. Öncelikle limanın coğrafyası değişti, sonra yönetimin önündeki çözümü zor konuların aşılması kolaylaştı. Şu anda benim ofisimin bulunduğu yerde “Kargasekmez” adlı bir bölge vardı, çok kötü durumdaki binalarıyla bir gecekondu mahallesiydi ve giren yabancı kaybolurdu. Prosedürler doğrultusunda, kamuya hiç yük getirilmeden hurdaları satılarak, bölge temizlendi ve işin başlaması için TAV’a zamanında yer teslimi yapıldı. Kargasekmez’in yıkım öncesindeki fotoğraflarını gördüğünüzde, İstanbul Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nin nereden nereye geldiğini daha iyi anlıyorsunuz. Kamu kuruluşlarından alt yüklenicilere kadar herkes üzerine düşen görevi büyük bir heyecanla yaptı ve Türkiye’nin gurur duyduğu bir ‘dış hatlar terminali’ inşa edildi.


"Dünyada inşaat ve teknoloji açısından tamamlanmış bir havalimanı yoktur. Tüm Havalimanları, yolcusuna, müşterilerine daha iyi ve konforlu hizmet verebilmek için sürekli geliştirilmek, yenilenmek zorundadır. Havacılık sektöründeki gelişmeye paralel olarak, her havalimanının sürdürülebilir bir kapasite artışına ihtiyacı vardır."
"Küreselleşen dünyada ‘havacılık’, bilgi teknolojileri kadar önemli bir motivatör haline geldi. Bugün çok güçlü bir rekabetin yaşandığı ve tüm yolların yolcuya çıktığı, merkezinde ‘yolcu’ olan bir yaklaşım oluştu. Biz de TAV İstanbul ekibi olarak, müşteri memnuniyeti merkezli bir çalışma anlayışına sahibiz."

TAV Havalimanları’na nasıl katıldınız?

KEMAL ÜNLÜ: Emekli olduktan sonra özel sektörde çalışma niyetim vardı. Gelen teklifleri değerlendirdim ve 2004 yılında İran projesinde çalışmak üzere TAV Havalimanları’na katılmaya karar verdim. İran’da dört ay gibi bir süre kaldım. Ancak, İran projesinin bilinen nedenlerden dolayı devam edememesi üzerine İstanbul’a geldim.

Havacılık sektöründe çalışmaya başladığınız 1978 yılından bu yana neler değişti?

KEMAL ÜNLÜ: Globalleşen dünyada ‘havacılık’, bilgi teknolojileri kadar önemli bir itici güç haline geldi. 1970’lerden bu güne yolcu ihtiyaçları konfora, hıza ve güvenliğe dayalı olarak bir değişim gösterdi. Türkiye’de de o yıllardan bu yana sivil havacılık alanında bir evrim yaşandı ve yaşanmaya da devam ediyor. Bugün çok güçlü bir rekabetin yaşandığı, tüm yolların yolcuya çıktığı, yolcuyu merkeze alan bir yaklaşım oluştu. Her sektörde olduğu gibi müşteri memnuniyeti en önde geliyor.Yani yolcu sektörün efendisi. Yolcunun evinden çıkıp ulaşacağı noktaya gidinceye kadar yararlandığı hizmetler, çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından üretiliyor. Bu noktada sektörün yükü, tek bir kuruluşun sırtında değil. İstanbul Atatürk Havalimanı’nı dikkate aldığımızda, hizmetler belediye hizmetlerinden başlıyor, havalimanı girişinde görev yapan polislere, harç pulu satan Maliye Saymanlık Müdürlüğü personeline, ‘handling’ kuruluşlarına, akaryakıt ikmal kuruluşlarına, ikram kuruluşlarına, yine DHMİ tarafından verilen hava trafik hizmetlerine, terminalde ya da uçuşun herhangi bir aşamasında verilen sağlık hizmetlerine kadar uzanıyor. 80’li yıllarda başlayan ticarileşme ve liberalleşme akımı yolcuyu ya da terminal kullanıcısını olayların merkezine oturttu. Zira sektörün tek kaynağı yolcunun cebinden çıkan bilet parası ile yaptığı alışveriş ve ilgisidir.
Eski dönemlerdeki gibi, devlet çalışanının “imkanım yok, elimdem gelen budur” dönemi kapanmıştır.! Karmaşık bir sisteme sahip olan havalimanının her gün tıkır tıkır işlemesi ve yolcuya en iyi hizmeti sunması gerekiyor. Hedef: Yolcunun memnuniyeti!

TAV Havalimanları’nın faaliyetini nasıl tanımlıyorsunuz?

KEMAL ÜNLÜ: Çok fazla sayıda hizmet sağlayıcının hataya yer bırakmayacak biçimde koordine edilmesi olarak tanımlayabiliriz. Tüm hizmet bileşenleri verimlilik ve müşteri memnuniyeti esasına göre çalışmak durumunda olan bir sistemin koordinasyonudur bu. Dolayısıyla sadece TAV Havalimanları ve alt kuruluşlarını tarif ederek bu görevi açıklamak mümkün değil. Pek çok kamu,özel sektör kurum ve kuruluşuyla da sağlam ve iyi ilişkiler kurmayı , yürütmeyi içeriyor. Zincirin tüm halkaları müşteri memnuniyetinde çok önemli yer tutuyor. Ayrıca TAV gerek operasyonel gerekse akademik olarak olarak havalimanı işletmeciliği kapsamında zamanın içinde hatta önünde gidiyor, çok innovatif düşünen bilgiyi geliştirip paylaşan ve de uygulayan bir ekip var.

Geçmişten bugüne bakarak, önümüzdeki dönemlerde müşteri memnuniyeti anlamında nasıl bir gelişmenin gerektiğini düşünüyorsunuz?

KEMAL ÜNLÜ: Gerek mevzuat ve literatür, gerekse görev süreçleri anlamında 70’li yıllardan 2009’a gelinceye kadar çok yol kat edildi. Kamu kuruluşları, tüm hizmet sağlayıcılar ve alt yükleniciler olarak müşteriyi temel alma konusunda çok önemli bir yere gelindi. Ancak dünya ile rekabet edebilmek için daha da gelişmesi gerektiğini bilerek ilerlemek durumundayız. Havalimanlarında otorite tanımını yeniden yapmaya ve bu tanımı yaparken yolcuyu merkeze almaya ihtiyaç var. Bu yaklaşım, sivil havacılığımız gelişimine büyük ivme kazandıracaktır. Yeni bir yapılanma ihtiyacı olduğu kesin.

İstanbul Atatürk Havalimanı’da günlük tempo nasıldır?

KEMAL ÜNLÜ: Hava trafiği açısından, günün 18,5 saati yoğun geçiyor, geriye ise 5,5 saatlik daha rahat bir dilim kalıyor. Gün içinde değişen gidiş ve geliş dalgaları var. Sonuç olarak İstanbul Atatürk Havalimanı’nda hayat 24 saat hiç durmuyor. İnsanın olduğu her yerde mutlaka yapılması gerekli olan; tuvaletlerin temizliğinden, sağlık ve yiyecek içecek hizmetlerine kadar pek çok iş kalemi var. Bunlar, TAV İstanbul ekibinin sürekli takibini gerektiriyor. Burada bulunduğumuz 24 saatlik süre sürprizleri de içeriyor; günün hangi saatinde nereden bir problem ya da bir şikayet geleceğini veya aksilik oluşacağını her zaman önceden bilemiyoruz. Ancak her zaman olasılıkları göz önünde bulundurarak, sorunları çözmeye hazırız.

Proaktif davranış çok önemli olsa gerek…

KEMAL ÜNLÜ: Terminal işletmesi zaten belediye hizmetlerinin bittiği yerden başlar, uçağın kule ile irtibatına kadar devam eder. Hepsi önceden belli süreç ve prosedürlere bağlanmış işlerdir. Her noktada planlarımız olduğu gibi, karşılaşacağımız problemleri önceden kestirip ona göre tedbir almak da görevlerimiz arasında. Örneğin bugün, yürütülen gelişim projesi nedeniyle iç hatlar terminalindeki üç tane köprüyü ve dört çıkış kapısını kapattık. Yolcu sıkıntı yaşamasın diye köprü ve çıkış kapısı dağılımlarını yeniden düzenledik.Trafikte hiçbir değişme olmaksızın elimizdeki kaynakları daha verimli kullanarak hizmetlerimizi eksiksiz vermeye devam ediyoruz. Yani planlamış olduğun zamanı yaşarken önündeki süreci de planlamak zorundasın.

İstanbul Atatürk Havalimanı’nı diğerlerinden ayıran en önemli özellikleri neler?

KEMAL ÜNLÜ: İstanbul Atatürk Havalimanı, Türk sivil havacılığının başlangıç noktası, öncüsüdür. Sivil havacılık adına her ne konuşacaksak, önce İstanbul Atatürk Havalimanı’nı konuşmak gerekir. Ülkemizdeki diğer havalimanlarının yolcu profiline kıyasla Atatürk Havalimanı’nın yolcu profili, diğerlerine oranla daha çok milletten insanın geçtiği, çok dilli,farklı kültürlü ve daha karmaşıktır. Biz, 24 saat boyunca, çok farklı kültürlere mensup insanların beklentilerini karşılamak durumundayız. Bunun yanı sıra İstanbul Atatürk Havalimanı, Avrupa’daki en hızlı gelişen havalimanları arasında yer alıyor. İstanbul’un sahip olduğu potansiyele paralel olarak, önümüzdeki yıllarda da bu gelişim hızı devam edecek. Bugün Avrupa’da Londra ve Paris gibi metropolleri dikkate aldığımızda, yılda 100 milyonun üzerinde yolcu sayıları karşımıza çıkıyor. Oysa İstanbul’un yolcu sayısı 30 milyon dolayında. Ancak İstanbul’un potansiyeli bundan çok daha fazla. Geçtiğimiz günlerde Urban Age Genel Sekreteri’nin bir açıklaması oldu. “Avrupa’da gerçek anlamda iki metropol vardır, birisi Londra, diğeri İstanbul’dur. Berlin bu şansı kaybetti, çünkü iki Berlin birleşince, ticari ve ekonomik anlamda gelişme beklentisine ayak uyduramadı” dedi. Üstelik bu açıklamayı yapan kişi Berlinli! Dolayısıyla, gelecekte gerçekleşecek yolcu ve hava ulaşım taleplerine sürekli gelişerek ve değişerek hazırlıklı olmalıyız.

İstanbul Atatürk Havalimanı’nın tanıtımı konusunda işbirlikleri sürdürüyor musunuz?

KEMAL ÜNLÜ: İstanbul’un ve İstanbul Atatürk Havalimanı’nın özellikle Uzakdoğu’da ve Güneydoğu Asya ülkelerinde daha fazla tanıtılması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde bu anlamda Türk Hava Yolları ile bir işbirliği içerisinde olacağız. Bunun yanında biz TAV Grubu olarak, sadece İstanbul’u değil, Ankara, İzmir, Alanya ve yurt dışında işlettiğimiz diğer havalimanlarımızın tanıtımı için de dünyanın çeşitli yerlerindeki fuarlara katılıyoruz. Tanıtımlar, turizm ve ulaştırma tarafındaki tüm kamu ve özel sektör kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde yürütülmek durumunda. Büyük bir potansiyel söz konusu ve bunu iyi bir şekilde değerlendirmemiz gerekiyor.

Uçuş noktaları ve yolcu sayıları hakkında bilgi verebilir misiniz?

KEMAL ÜNLÜ: Ağustos 2009 itibariyle Atatürk Havalimanı’nın sadece yolcu uçakları için destinasyon sayısı 210’a ulaştı. Ayda 55 uçuşun üzerinde gidiş yapılan 131 tane destinasyon var. 2008 yılı yolcu rakamı ise 28 milyon 533 olarak gerçekleşti. 2009 yılı yolcu sayılarına baktığımızda, dünyada yaşanan ekonomik durumla ilgili olarak genel bir düşme olduğunu görüyoruz Türk Hava Yolları’nın Star Alliance’a üye olması ve filosundaki uçak sayısını artırarak destinasyon noktalarını çoğaltması sonucunda transit yolcu sayısı 2009 yılı Ocak-Ağustos döneminde geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 34 arttı. Bu dönemde toplam iç hat yolcu sayısı yüzde 4 düşerken toplam dış hat yolcu sayısı ise yüzde 5 artış kaydetti.

İstanbul Atatürk Havalimanı’nın genişlemeye yönelik ihtiyaçları konusunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

KEMAL ÜNLÜ: Dünyada inşaatı ve teknolojik altyapısı tamamlanmış bir havalimanı yoktur. Havalimanları sürekli geliştirilerek, yenilenmek zorundadır. Havacılık sektöründeki gelişmeye paralel olarak, her havalimanının olduğu gibi İstanbul Atatürk Havalimanı’nın da sürdürülebilir bir kapasite artışına ihtiyacı var. Çünkü gerek hava aracı hareketi, gerekse yolcu sayısı her yıl önemli artışlar kaydediyor. Bu anlamda terminal tarafında bir sıkıntı yaşamıyoruz, ancak hava tarafı operasyonlarında gerek pist konfigürasyonları, gerek pistlere bağlı hızlı çıkış taks yolları, pist sayısı, apron uçak park yeri sayısı olarak birtakım darboğazlar görülüyor. Bunun getirdiği darboğazı aşabilmek için de hava tarafında köklü çalışmalara ihtiyaç var. Geçtiğimiz yıllarda DHMİ Genel Müdürlüğü’nde iki kez ‘Euro Control’ teşkilatına kapasite değerlendirme ve belirleme çalışmaları yapıldı. Bu çalışmalar sonucunda yapılması gerekli görülen projeler aslında belirlenmiş durumda. Havacılık sektörü 37 sektörün besin kaynağı ve sürekli büyüyor, bu anlamda İstanbul hava sahasının önemi her geçen gün artıyor. Bugün hava trafik kaynaklarımız çok iyi kullanılması gereken bir milli servet gibi önümüzde duruyor! Bu kaynağın gözetilmesi ve optimize edilmesi şart.

Projelerin kapsamından söz edebilir misiniz?

KEMAL ÜNLÜ: İstanbul Atatürk Havalimanı’nın bir büyüme, bir de gelişim projesi var. Büyüme projesi kapsamında iç hatlar terminaline ilave çıkış kapıları ve köprüler koyuyoruz. 2003 yılından sonra iç hat taşımacılığında oldukça radikal gelişmeler oldu. İç hatlardaki destinasyon sayısı artarak 36’ya ulaştı. Böylece, var olan 9 köprünün 15’e çıkarılması planlandı. Ayrıca, dış hatlar terminaline de üç tane köprü ve terminale uzak park etmiş uçakların kullanımı için dört tane ‘bus gate’ ekleniyor. Bunlara ek olarak dış hatlarda yeni CIP lounge’lar, kafe, bar, restoran ve duty free alanları da yaratılıyor. Özetle dış hatlara, 6 bin 600 metrekarelik bir oturma alanına sahip, servis katı, geliş, gidiş ve asma katlardan oluşan bir inşaat yapıyoruz. VIP’yi ve Airport Otel’i de büyütüyoruz. TAV İnşaat tarafından yürütülen bu çalışmaların 2009 yılı sonunda tamamlanmış olmasını hedefliyoruz. Bu arada 7076 araç kapasiteli mevcut katlı otoparka ilave olarak da 1250 araç kapasiteli açık otoparkı Temmuz ayında hizmete aldık. Gelişim projesi kapsamında ise ekonomik ömrü itibariyle yenilenmesi gereken ,yolcu köprüsü, yürüyen merdiven, klima sistemleri, güvenlik donanımı gibi çok sayıda sistem ve techizatın yenilenmesi işlemleri bulunmaktadır.

İstanbul Atatürk Havalimanı’nda görevli yaka kartı takan kaç kişi bulunuyor?

KEMAL ÜNLÜ: Yaka kartı almış 500’e yakın kurum, kuruluş ve tüzel kişilik bulunuyor.Bu kuruluşlarda çalışan kişi sayısı ise 30 bin’in üzerinde. Yapılan çalışmalar, İstanbul Atatürk Havalimanı’nın 37 tane yan sektörü beslediğini gösteriyor. Bu normal, çünkü ülkenize giren bir turistin sabah yediği dört tane zeytin bile, Kuşadası’ndan Edremit’e kadar olan çizgideki üreticileri doğrudan etkiliyor.

Beş yıl sonra İstanbul Atatürk Havalimanı’nı nasıl bir yerde görmek istiyorsunuz?

KEMAL ÜNLÜ: Beş yıl sonra gerek hava trafik kaynaklarının, gerekse sektördeki tüm milli kaynakların optimize edilerek ülke yararına kullanıldığı, her bileşeni ile tamamen müşteri memnuniyetinin temel alındığı, yolcu ve hava yolu operasyonlarının rahatladığı bir havalimanı yapılanmasının hayata geçmiş olmasını arzu ediyorum. Bunun gerçekleşmesi için de TAV İstanbul Ailesi olarak tüm gücümüzle çalışacağız.

  ETIKETLER:
tav    kemal-unlu    yolcu    havalimani    havaalani    havacilik    istanbul    tav-holding   
ataturk-havalimani    insaat    sektor    ucus    terminal    ucak-kule    hizmetler    terminal-isletmesi